Önemli Değişikliklerle Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik

Önemli Değişikliklerle Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimi

I. GİRİŞ

02.10.2013 tarihli ve 28783 sayılı Resmi Gazate’de yayınlanarak yürürlüğe giren Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik (“Yönetmelik”) hakkında değişiklik yapılmasına dair yönetmelik 22.10.2016 tarihli 29865 sayılı Resmi Gazate’de yayınlanmıştır.

Lisanssız elektrik üretimi alanında faaliyet yürüten paydaşlar bakımından son derece önemli değişiklikleri beraberinde getiren yönetmelik hakkındaki ilk tespitlere bu yazımızda yer vereceğiz.

II. YÖNETMELİK DEĞİŞİKLİKLERİ VE TESPİTLER

1. BAĞLANTI ESASLARINA İLİKİN DEĞİŞİKLİKLER

Yönetmelik’in 6. maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik uyarınca, yönetmelik kapsamında etkin şiddeti 1000 voltun üzerinde olan gerilim (YG) seviyesinden dağıtım sistemine bağlanmak isteyen rüzgar ve/veya güneş enerjisine dayalı üretim tesisi bakımından, bu tesislerin Yönetmelik’in 5. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olmaları gereği belirtilmiştir. Bu durumda ilgili rüzgar ve/veya güneş enerjine dayalı üretim tesislerinin, kurulu günü bir megavat veya 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 14. Maddesi çerçevesinde Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenmiş kurulu güç üst sınırına kadar olan yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesislerini ifade etmektedir.

Yönetmelik’in aynı fıkrasında yapılan değişiklik uyarınca, önceki yönetmelik düzenlemesinde mevcut olan, ve TEİAŞ’ın görüşleri alınır. Dağıtım şirketi veya OSB dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi, TEİAŞ’ın bildireceği bağlanabilir kapasiteyi bağlantı görüşlerinin sonuçlandırılmasına esas alır. TEİAŞ, talepleri kendisine geliş tarihinden itibaren bir ay içinde sonuçlandırır.” kısmına yer verilmemiştir. Bu halde hali hazırdaki durum itibarıyla, ilgili tüzel kişinin TEİAŞ’a kaynak bazında ayrı ayrı kapasite bildiriminde bulunması yeterli sayılmıştır. Bu anlamda önceki yönetmelik düzenlemesinde mevcut olan, TEİAŞ tarafından taleplerin sonuçlandırılması gereği ve buna bağlı işlemler düzenleme kapsamından kaldırılmış olup; ilgili işlemlerin nasıl ve hangi sürelerle gerçekleştirileceği sorusunu beraberinde getirmiştir.

Yönetmelik’in 6. maddesinin altıncı fıkrasında da değişikliğe gidilmiştir. Buna göre beşinci fıkra hükmü dışında her hangi bir nedenle trafo merkezlerinde kapasite ortaya çıkması halinde, söz konusu kapasite ilgili şebeke işletmecisi tarafından TEİAŞ’a bildirilir. Bu aşamada değişiklik söz konusudur. Zira, değişiklik öncesi düzenlemede, şebeke işletmecisi tarafından TEİAŞ’a bildirilen kapasitelerin, bildirimi takip eden ayın birinci iş günü internet sayfasında ilan edilmesi ve bu kapasitelere ilişkin ilişkin başvuruların, ilgili şebeke işletmecisine ilan tarihinden itibaren üç ay sonra alınmaya başlaması düzenlenmişken; yönetmelik değişikliği ile trafo merkezlerinde ortaya çıkacak kapasite öncelikle ilgili şebeke işletmecisi tarafından TEİAŞ’a bildirilir ve söz konusu bildirimi takip eden ayın birinci iş günü TEİAŞ tarafından uygun bulunan kapasite, TEİAŞ’ın internet sayfasında ilan edilir. Bu halde TEİAŞ, trafo merkezinde ortaya çıkan tüm kapasiteyi değil, TEİAŞ tarafından uygun bulunan kapasiteye ilanda yer verir ve buna ilişkin başvurular, önceki yönetmelik uygulaması ile aynı şekilde gerçekleştirilir.

Yönetmelik’in 6. maddesinin onuncu fıkrasında yapılan değişiklik uyarınca, her bir trafo merkezinde azami 1 MW tahsis yapılabilir düzenlemesi, başvuru aşamasında azami 1 MW tahsis yapılabilir şeklinde değiştirilmiştir. Bu durumda başvuru aşaması sonrasın çeşitli hukuki işlemler ile 1 MW’lık sınırın aşılması önündeki engel kaldırılmıştır.

Yönetmelik’in 6. maddesinin on birinci fıkrasında yapılan değişiklik uyarınca, daha önce kooperatifler, kooperatif birlikleri ve kooperatif merkez birlikleri vasıtasıyla kurulan tesisler yerine, 24.04.1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu kapsamında kurulan yenilenebilir enerji üretim kooperatifleri vasıtasıyla kurulan tesisler olarak değiştirilmiştir.

Yönetmelik’in 6. maddesinin on ikinci fıkrasında yapılan değişiklik uyarınca, yine aynı maddenin on birinci fıkrasında yapılan değişikliğe uygun olarak, üretim tesisi ile ilişkilendirilen tüketim tesis veya tesislerine ilişkin aboneliğin değiştirilmek istenmesi halinde, üretim tesisi ile ilişkilendirilecek yeni tüketim tesis veya tesislerinin bağlantı anlaşmasındaki sözleşme gücü, başvuruya esas bağlantı anlaşmasındaki sözleşme gücünden az olamayacağı düzenlemiştir. Bilindiği üzere yönetmeliğin eski düzenlemesinde, bağlantı anlaşmasındaki sözleşme gücü ifadesi yerine bağlantı sözleşme gücü ifadesi yer almaktaydı.

2. BAĞLANTI BAŞVURUSU

Yönetmelik’in 7. maddesinin altıncı fıkrasında yapılan değişiklik uyarınca, yenilenebilir enerji kaynağına dayalı ve kendi tesisine doğrudan bağlı üretim tesisleri için, yönetmelik kapsamında Bakanlık veya Bakanlık tarafından yetkilendirilen kurum tarafından 10 Kw’a kadar tip proje hazırlanması uygun görülen ilgili tesisin bağlantı anlaşmasındaki sözleşme gücüne kadar doğrudan bağlı üretim tesisleri için başvuru ve ihtiyaç fazlası enerjinin değerlendirilmesine ilişkin usule yer verilmiştir. Görüldüğü üzere, önceki yönetmeliğe nazaran, 10 Kw sınırına ve bağlantı anlaşmasındaki sözleşme gücüne işbu değişiklik kapsamında yer verilmiştir. Ayrıca yine ilgili fıkraya Bu kapsamda gerçekleşecek olan rüzgar ve güneş enerjisine dayalı üretim tesislerine ilişkin başvurular, 5 inci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında yer alan rüzgar ve güneş enerjisine dayalı üretim tesisleri için tahsis edilen kapasiteler dışında değerlendirilir.” cümlesi eklenerek, hangi tip rüzgar ve/veya güneş enerjisi üretimine dair başruların değerlendirileceği sınırlandırılmıştır.

Yönetmelik’in 7. maddesinin altıncı fıkrasında yapılan değişiklik uyarınca, önceki yönetmelik düzenlemesinde mevcut Avrupa Birliği Katılım Öncesi Yardım Aracı bileşenlerine dair hibe programları kapsamında yenilenebilir enerji kaynağına dayalı ve kendi elektrik enerji ihtiyacını karşılama amaçlı projeler açısından belirtilen hibe ile birlikte gerek ilgili Avrupa Birliği Katılım Aracı bileşenlerine dahil hibe programlarından gerekse kamu kurum ve kuruluşlarından sağlanan hibe ve/veya krediler dahil edilmiştir. Yine bağlantı sözleşme gücü ifadesi yerine bağlantı anlaşmasındaki sözleşme gücü ifadesine yer verilmiştir. İlgili fıkranın devamında da önemli değişikliklere yer verilmiştir. Nitekim önceki yönetmelikte yer alan projelerin (b) bendi tamamen değiştirilmiştir.

Önceki yönetmelik düzenlemesi;

b) Köy İdareleri, Belediyeler, İl Özel İdareleri, Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgeleri, 26/5/2005 tarihli ve 5355 sayılı Mahallî İdare Birlikleri Kanunu ve 18/4/1972 tarihli ve 1581 sayılı Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri Kanunu kapsamında kurulan birlikler ve kooperatifler tarafından geliştirilen projeler,

Hali hazırdaki düzenleme;

b) Atıksu arıtma tesislerinin tüketim ihtiyacını karşılama amaçlı aynı bağlantı noktasında bulunan projeler,

Daha önce sekizinci fıkra kapsamında değerlendirilirken, bu kere dokuzuncu madde kapsamında değerlendirilecekleri belirtilmiştir. Zira ilgili düzenleme kapsamında yine Avrupa Birliği Katılım Aracı bileşenlerine dahil hibe programlarından gerekse kamu kurum ve kuruluşlarından sağlanan hibe ve/veya kredilere yer verilmiştir. Önemli bir değişiklikte, süre bakımından getirilmiştir. Söz konusu hibe ve/veya kredi programları kapsamında hibeden ve/veya krediden yararlandırılmaya hak kazanıldığına dair sözleşme, Bağlantı Anlaşmasının imzalanmasını müteakiben üç ay içerisinde başvuru sahibi tarafından İlgili Şebeke İşletmecisine sunulur, ilgili belgenin sunulmaması halinde Bağlantı Anlaşması iptal edilir. Bilindiği üzere önceki yönetmelik düzenlemesinde bu süre otuz gün ile sınırlıydı. Dolayısıyla ilgili süre anlamında önemli bir artış gerçekleşmiştir.

Yönetmelik’in sekizinci ve dokuzuncu fıkralarında önemli değişiklikler gerçekleşmiştir.

Yönetmelik’in sekizinci fıkrası şu şekilde düzenlenmiştir. “24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu kapsamında kurulan yenilenebilir enerji üretim kooperatiflerinin, 18/4/1972 tarihli ve 1581 sayılı Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri Kanunu kapsamında kurulan birlikler ve kooperatiflerin, 1/6/2000 tarihli ve 4572 sayılı Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikleri Hakkında Kanunu kapsamında kurulan birlikler ve kooperatiflerin, Tarımsal Birlik ve Kooperatiflerin, 8/3/2011 tarihli ve 6172 sayılı Sulama Birlikleri Kanunu kapsamında kurulan birlikler ve söz konusu birliklerin DSİ ile birlikte tüketim birleştirme kapsamında yapacağı başvurular ile kamu kurum ve kuruluşlarının, üniversitelerin, yüksek teknoloji enstitülerinin, Organize Sanayi Bölgeleri ile bu tüzel kişilerin hisselerinin tamamına sahip olduğu tüzel kişilerin bağlantı anlaşmasındaki sözleşme gücünü geçmeyecek şekilde yapacağı başvurular da dokuzuncu fıkrada yer alan kapasite kapsamında değerlendirilir. Ancak çatı uygulamaları hariç olmak üzere, bu fıkra ve yedinci fıkra kapsamında kurulacak üretim tesisleri için her bir trafo merkezinde azami 1 MW kapasite tahsis edilebilir.”  

Görüldüğü üzere önceki yönetmelik metnine nazaran, öncelikle diğer fıkralardaki değişikliklere uygun şekilde başvurabilecek kişilerde değişikliğe gidilmiştir. Ayrıca kamu kurum ve kuruluşlarının, üniversitelerin, yüksek teknoloji enstitülerinin, Organize Sanayi Bölgeleri ile bu tüzel kişilerin hisselerinin tamamına sahip olduğu tüzel kişilerin bağlantı anlaşmasındaki sözleşme gücünü geçmeyecek şekilde yapacağı başvurulara da yer verilmiştir. Bu düzenleme gereği ilgili tüzel kişiler ile bu tüzel kişilerin tamamına sahip olduğu tüzel kişiler tarafından yapılabilecek başvurulara yer verilmiştir. Oysaki 22.10.2016 tarihli Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik kapsamında yapılan değişiklik gereğince bu yönetmeliğin 60. Maddesinin ikinci fıkrası kapsamında Kanunla kurulmuş araştırma kurumları ile 28/3/1983 tarihli ve 2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanununda düzenlenen yüksek öğretim kurumlarının, bilimsel araştırma geliştirme ve eğitim faaliyetleri kapsamında aynı dağıtım bölgesinde olmak, kendi ihtiyaçlarını karşılamak ve azami 10 MW kurulu gücü geçmemek kaydıyla yerleşkelerinde nükleer, yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik üretim tesisi kurmak amacıyla yapacakları önlisans başvurularında daha önceli yönetmelik düzenlemesinde mevcut “uhdesindeki anonim ya da limited şirketler” yerine “tek başına kontrol ettiği anonim ya da limited şirketler” olarak düzenlenmiştir. Bu anlamda lisanslı ve lisanssız elektrik üretimine dair yönetmeliklerde bu kapsamdaki tüzel kişiler tarafından yapılacak başvurularda farklı esasların belirlendiği sonucuna varılmaktadır.

Yönetmelik’in dokuzuncu fıkrası ise “Yedinci ve sekizinci fıkralar kapsamında kurulacak üretim tesislerine ilişkin olarak;

a) TEİAŞ tarafından her bir trafo merkezi için münhasıran 5 MW bağlantı kapasitesi tahsis edilir. Tahsis edilen kapasitenin tamamlanması halinde, ilave kapasite için ilgili şebeke işletmecisince derlenen başvurular TEİAŞ’a iletilir ve TEİAŞ tarafından uygun bulunması halinde kapasite tahsis edilebilir. Tahsis edilen kapasitelere ilişkin bilgi, bu Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası gereğince ilan edilen kapasiteler ile birlikte TEİAŞ’ın internet sayfasında yayımlanır.

b) Üretim tesisinin bağlanacağı mevcut şebekeye olan uzaklığı;

1) Kurulu gücü azami 0,499 MW olan tesisler için kuş uçuşu mesafesi bir kilometreden, projelendirmeye esas mesafesi ise iki kilometreden,

2) Kurulu gücü 0,5 MW’dan 1 MW’a kadar olan tesisler için kuş uçuşu mesafesi beş kilometreden, projelendirmeye esas mesafesi altı kilometreden, fazla olamaz.” şeklinde düzenlenmiştir. 

Önceki yönetmelik düzenlemesinde ekseriyetle sekizinci fıkrada mevcut hususlar, bu kez dokuzuncu fıkra kapsamında alınmış ve önceki yönetmeliğin dokuzuncu fıkrası tamamen değiştirilmişti. Hali hazırdaki düzenleme ile de eski yönetmeliğin dokuzuncu fıkrası tamamen değiştirilmiştir.

Yönetmelik’in on üçüncü fıkrası metne yeni eklenmiş olup; ilgili fıkra ile, “Teknolojik iyileştirmeler vasıtasıyla yenilenebilir enerji kaynakları kullanılarak kesintisiz güç üretebileceği TEİAŞ tarafından tespit edilen, rüzgar ve güneş enerjisine dayalı üretim tesislerine ilişkin başvurular, 5 inci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında yer alan rüzgar ve güneş enerjisine dayalı üretim tesisleri için tahsis edilen kapasiteler dışında değerlendirilir.” hükmü yönetmelik kapsamında dahil edilmiştir.

İlgili hüküm kapsamındaki başvuruların rüzgar ve/veya güneş enerjine dayalı üretim tesislerinin, kurulu günü bir megavat veya 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 14. Maddesi çerçevesinde Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenmiş kurulu güç üst sınırına kadar olan yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesisleri kapsamında olmadığı yönetmelik metninde düzenlenmiştir. Dolayısıyla, TEİAŞ tarafından tespit edilecek bu başvuruların belirtilen sınırlamalar olmaksızın dikkate alınacağı açık olup; ilgili hükme esas yatırımlar bakımından önemli bir değişikliği de beraberinde getirmektedir.

3. BAĞLANTI BAŞVURULARININ DEĞERLENDİRİLMESİ VE SONUÇLANDIRILMASI

Yönetmelik’in 8. maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik uyarınca, TEİAŞ görüşü sorulan başvurulara dair değerlendirme ve buna ilişkin uygulama madde metninden çıkarılmıştır. Bu anlamda TEİAŞ tarafından belirlenen maksimum bağlanabilir kapasitenin tahsis edilmiş olması halinde ilgili trafo merkezine ilişkin başvurular her hangi bir işlem tesis edilmeksizin iade edilecek olup, TEİAŞ’tan görüş sorulması ve buna bağlı uygulamaya son verilmiştir.

Yönetmelik’in 8. maddesinin altıncı fıkrasında yapılan değişiklik uyarınca, öncelikle diğer düzenlemelerle uyumlu şekilde, bağlantı sözleşme gücü ifadesi yerine bağlantı anlaşmasında sözleşme gücü ifade edilmiştir. Yine ilgili fıkraya eklenen “Bu fıkra kapsamında başvurular değerlendirildikten sonra kapasite olması halinde, üretim tesisi ile tüketim tesisi aynı yerde olmayan başvurular sonuçlandırılır.” cümlesi ile değerlendirme sonrasında mevcut kapasiteye dair hukuk belirlenmiştir.

Yönetmelik’in 8. maddesinin dokuzuncu fıkrası yeni eklenmiş olup; ilgili fıkra “Bu Yönetmelik kapsamında Bağlantı Anlaşması Çağrı Mektubu sahibi ve Bağlantı Anlaşması imzalayan gerçek veya tüzel kişiler uhdesindeki üretim tesisi ile ilişkilendirilen tüketim tesisi veya tesislerine ilişkin aboneliğe ait kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesi halinde, Bağlantı Anlaşmasına Çağrı Mektubu, Bağlantı Anlaşması ve Sistem Kullanım Anlaşması iptal edilir.” şeklindedir. Görüldüğü üzere ilgili düzenleme ile ülkemizin temel sorunlarından biri olan kaçak elektrik kullanımının en azından Yönetmelik kapsamındaki üretim – tüketim ilişkisinde engellenmesi bakımından önem taşımaktadır. Ancak hukuki anlamda madde metnini incelediğimizde her ne kadar önemli bir konuyu içermekte olsa da, kullanılan dilin bazı hukuki sorunları beraberinde getirebileceği öngörülmektedir. Zira, gerçek veya tüzel kişiler uhdesindeki tabiri hukuken anlaşılması zor bir tabirdir. Nitekim, yukarıda izah edildiği üzere Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği’nde mevcut bu ifade ter edilerek, tek başına kontrol ettiği anonim veya limited şirket ifadesine ilgili yönetmelik metninde yer verilmiştir. Bu anlamda birden fazla ortaklı tüzel kişiler açısından ilgili düzenlemenin uygulamada bazı soru işaretlerini beraberinde getirmesi mümkün görünmektedir.

4. BAĞLANTI VE SİSTEM KULLANIMI İÇİN BAŞVURU

Yönetmelik’in 8. maddesinin altıncı fıkrasında yapılan değişiklik, tüm değişiklikler açısından en dikkat çekici değişikliklerden biridir. Bilindiği üzere ilgili gerçek veya tüzel kişinin ilgili şebeke işletmecisi ile bağlantı anlaşması imzalayabilmesi için doksan gün içerisinde, üretim tesisinin inşaatına başlanabilmesi için İlgili Teknik Mevzuat çerçevesinde alınması gereken proje onayını ve rüzgar enerjisine dayalı başvurularda Teknik Etkileşim İznine dair belgeleri eksiksiz olarak sunmak zorundadır. Bu belgelerin sunulması ile birlikte, şebeke işletmecisi kendileri ile otuz gün içerisinde bağlantı anlaşması imzalamakla yükümlüdür. İşte bu belgeleri zamanında edinemeyen başvuru sahiplerinin söz konusu belgeleri kendi kusurları olmaksızın edinemediklerinin ilgili şebeke işletmecisi tarafından anlaşılması halinde, ilgili gerçek veya tüzel kişilere ilgili şebeke işletmecileri tarafından verilen üç aylık ilave süre yüz seksen gün olarak değiştirilmiştir.

5. BAĞLANTI VE SİSTEM KULLANIM ANLAŞMALARI

Yönetmelik’in 10. maddesinin dördüncü fıkrasında yapılan değişiklik uyarınca, önceki yönetmelikte yer alan, enerji üretim tesislerinin sistem kullanım anlaşmasında belirtilen tarihten itibaren sisteme enerji verebileceği düzenlemesi yanında önceki yönetmelik metninde bu tarihin belirlenmesinde esas alınacak kriter olarak Bakanlık veya Bakanlığın yetki verdiği kuruluş ve/veya tüzel kişiler tarafından üretim tesisinin ön kabulünün yapıldığı tarihten önce olamayacağı belirtilmişken, bu kere, belirleme açısından Bakanlık veya Bakanlığın yetki verdiği kuruluş ve/veya tüzel kişiler tarafından üretim tesisinin Bakanlık tarafından çıkarılan kabule ilişkin ilgili yönetmelik hükümlerine göre ticari faaliyete başladığı tarihten önce olamayacağı esas alınmıştır.

6. UYUM, BAKIM, TESTLER VE GEÇİCİ KABUL

Yönetmelik’in 15. maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklik uyarınca, üretim tesisi kuran gerçek veya tüzel kişinin şebekeye bağlanarak üretim tesisinin aranılan şartlara uygun olduğunu ilgili usul ve esaslar çerçevesinde şebeke işletmecisine bildirmesi akabinde üretim tesisinin geçici kabule hazır olduğu ilgili şebeke işletmecisi tarafından on beş gün içerisinde bir tutanakla imza altın alınması gereği belirtilmiştir. Bu anlamda şebeke işletmecisinin tutanakla kayıt altına alması gereken keyfiyet süre ile sınırlanmıştır.

7. İHTİYAÇ FAZLASI ENERJİ BEDELİNİN TESPİTİ VE ÖDENMESİ

Yönetmelik’in 20. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi yürürlükten kaldırılmıştır. Bilindiği üzere görevli tedarik şirketinin, Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Belgelendirilmesine ve Desteklenmesine İlişkin Yönetmelik kapsamında satın almakla yükümlü olduğu enerji miktarı için her bir üreticiye her bir fatura dönemi için yapacağı ödeme tutarını hesaplamak için takip etmesi gereken işlem sırası belirlenmiştir. Bu kapsamda yürürlükten kaldırılan birinci maddenin (b)bendi sonrasında, (c) bendi gereği yapılması gereken işlemlerde, (a) bendinde elde edilen veriler üzerinden hareket edilmesi gereği düzenlenmiştir.

8. YERLİ ÜRÜN KULLANIMININ DESTEKLENMESİ

Yönetmelik’in 21. maddesi tamamen yönetmelik kapsamından çıkarılmıştır.

9. İTİRAZLAR

Yönetmelik’in 21. maddesinin mülga edilmesi doğrultusunda, 22. Maddesinde yer alan 21. maddeye atıf kaldırılmıştır.

10. TÜKETİM TESİSİ VE TÜKETİM BİRLEŞTİRME

Yönetmelik’in 23. maddesinin yedinci fıkrasında yapılan değişiklik uyarınca, daha önce kooperatifler, kooperatif birlikleri ve kooperatif merkez birlikleri vasıtasıyla kurulan tesisler yerine, 24.04.1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu kapsamında kurulan yenilenebilir enerji üretim kooperatifleri vasıtasıyla kurulan tesisler olarak değiştirilmiştir.

11. ÜRETİM TESİSLERİNİN İŞLETMEYE GİRMESİ

Yönetmelik’in 24. Maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklik de uygulamada büyük önem teşkil etmektedir. Zira şebekeye bağlanacak üretim tesislerinin, bağlantı anlaşmasının imza tarihinden itibaren öngörülen sürelerde geçici kabulünü tamamlaması zorunludur. Önceki yönetmelik düzenlemesinde bunun tek istisnası mücbir sebeplerken, yapılan değişiklik uyarınca, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından uygun bulunan haller de, belirtilen sürelerde geçici kabul işleminin yapılamamasının bağlantı anlaşması ile su kullanım anlaşmasının kendiliğinden hükümsüz sayılması sonucunun istisnasını teşkil etmiştir.

12. DİĞER HÜKÜMLER

Yönetmelik’in 31. maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik uyarınca, İlgili Şebeke İşletmecisi tarafından tahsil edilebilecek başvuru bedeli ve ilgili Şebeke İşletmecisi ve görevli tedarik şirketlerinin bu Yönetmelik kapsamında fiilen üretim yapan kişiler için yürüttükleri iş ve işlemler karşılığında tahsil edebileceği yıllık işletim bedelinin her yıl 31 Aralık tarihine kadar ilgili şebeke işletmecisi ve görevli tedarik şirketi için ayrı ayrı olmak üzere Kurul tarafından belirlenmesi kararlaştırılmıştır. Bilindiği üzere değişiklik öncesi düzenlemede de, bu bedellerin yine belirtilen tarihe kadar Kurul tarafından belirlenmesi öngörülmüştü. Ancak bu kez, Kurul’un ilgili bedelleri ilgili şebeke işletmecisi ve görevli tedarik şirketi için ayrı ayrı olmak üzere belirlemesi gereği düzenlenmiştir.

Yine ilgili fıkranın son cümlesinde yapılan değişiklik uyarınca, üretim tesisinin işletmede olduğu yıkla ilşikin yıllık işletim bedelinin, her takvim yılının temmuz ve aralık ayları son işgünü mesai bitimine kadar ilgili şebeke işletmecisi ve görevli tedarik şirketine ödenmesi gerektiği düzenlenmiştir. Değişiklik öncesi durumda bu bedellerin belirtilen sürelerde görevli tedarik şirketine ödenmesi gereği düzenlenmişken, bu kez görevli tedarik şirketi ile ilgili şebeke işletmecisine ödenmesi öngörülmüştür. Dikkat çekici bir detay da, ödeme hususunda veya değil ve bağlacına yer verilmiştir. Bu durumda ödenmesi gereken tutarın hangi kısmının nasıl ödeneceği ve ödeme yapılacak kurumlardan birine yapılacak ödemenin üretim tesisi işletenini sorumluluktan kurtarıpğ kurtarmayacağı hususu belirsizidir.

Yönetmeliğin 31. maddesinin onuncu fıkrası kapsamında yapılan değişiklik uyarınca, tarım arazilerinin bir kısmında tarımsal sulama amaçlı kurulacak üretim tesislerindeki kurulu güce dair esas alınan kriter değiştirilmiştir. Zira önceki mevzuat düzenlemesinde, bu üretim tesisinin kurulu gücünün söz konusu su pompası gücünden fazla olamayacağı düzenlenmiştken, bu kez üretim tesisinin kurulu gücünün belirlenmesinde söz konusu sulama tesisinin enerji ihtiyacından fazla olamayacağı kriteri esas alınmıştır.

İlgili fıkra kapsamında yapılan değişiklik uyarınca, tarımsal sulama kurulacak üretim tesislerine ilşikin yapılacak başvurularda Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından verilecek Yeraltı Suyu Kullanma Belgesi’nin sunulması zorunlu kılınmışken, yapılan değişiklik uyarınca, bu kapsamda yapılacak başvurularda DSİ tarafından mer’i mevzuat kaspamında verilen onay belgesinin bulunmasının zorunlu olduğu düzenlenmiştir.

Birleşme ve Devralma hükümlerine ilişkin olarak Yönetmelik’in 31. maddesinin onsekizinci fıkrasında yapılan değişiklik uyarınca, birleşme ve devralma bakımından önceki yönetmelikte yer alan kriteler değiştirilmiştir. Zira önceki yönetmelikte yer alan kriterler incelendiğince, birleşme ve devralma hükümleri bakımından belirlenen iki temel kriter;

a) Hisselerinin tamamına sahip olduğu başka bir tüzel kişi ile kendi bünyesinde,

b) Hisselerinin tamamına sahip olduğu lisanssız üretim tesisi sahibi diğer bir tüzel kişi bünyesinde tüm aktif ve pasifleri ile birlikte birleşmek istemesidir.

Yönetmelik kapsamında yapılan değişiklik uyarınca bu kriterler;

a) Kendi tüzel kişiliği altında,

b)Diğer bir tüzel kişilik bünyesinde tüm aktif ve pasifleri ile birlikte birleşmek isteme şeklinde değiştirilmiştir.

Görüldüğü üzere, yapılan değişiklikler birleşme ve devralma hükümleri bakımından bilinen uygulamamanın tamamen değişmesi sonucunu beraberinde getirmektedir. Nitekim, bilindiği üzere ticaret hukuku bakımından hisselerinin tamamına sahip olduğu başka bir tüzel kişi ile kendi bünyesinde birleşme işlemi gerçekleştirmek ile kendi tüzel kişiliği altın birleşmek kavramları çok farklı anlamlara gelmektedir. Yine diğer kriterler bakımından da, değişiklik neticesinde tamamen farklı bir prensibinde belirlendiği görülmektedir. Yönetmelik’te hali hazır durum itibarıyla, birleşme ve devralma hükümleri bakımından serbesti ilkesinin belirlendiği görülmektedir.

Pay Devri’ne ilişkin olarak Yönetmelik’in 31. maddesinin yirminci fıkrasında da çok önemli değişiklikler söz konusu olmuştur. Nitekim yapılan değişiklikler uyarınca önceki yönetmelik düzenlemesine benzer şekilde, ilgili enerji üretim tesisleri bakımından başvuru tarihinden başvuruya konu üretim tesislerinin tamamının geçici kabulü yapılana kadar veraset dışında pay devri yapılamayacağı düzenlenmiştir. Ancak yapılan değişiklik ile bu hükme önemli istisnalar getirilmiştir.

a) Halka açık olan payları ile sınırlı olmak üzere, halka açık tüzel kişilere ve halka açık tüzel kişi ortağı bulunan tüzel kişinin, söz konusu ortağının halka açık olan paylarından kaynaklanan ortaklık yapısı değişikliklerine,

b) Pay sahiplerinin rüçhan haklarının kullanımına bağlı olarak ilgili tüzel kişinin mevcut ortakları arasında oluşan pay değişiklikleri sebebiyle, söz konusu tüzel kişinin ortaklık yapısında gerçekleşen doğrudan veya dolaylı ortaklık yapısı değişikliklerine,

c) İlgili tüzel kişinin ortaklık yapısında, yurt dışında kurulmuş olan ortakların ortaklık yapılarında oluşan değişiklikler sebebiyle gerçekleşen dolaylı pay sahipliği değişikliklerine,

ç) İlgili tüzel kişi ile bu tüzel kişinin doğrudan veya dolaylı tüzel kişi ortaklarının paylarının halka arz edilmesi kapsamında, söz konusu tüzel kişinin ortaklık yapısında oluşacak doğrudan veya dolaylı ortaklık yapısı değişikliklerine, uygulanmaz.

Dolayısıyla ilgili istisna kapsamındaki pay devirleri bakımından üretim tesisinin tamamının geçici kabulünün yapılmasının beklenmesi gereği olamadığı, diğer bir ifadeyle tesisin geçici kabulü yapılmasından önce pay devri yapılabileceği sonucuna varılmaktadır.

Tam olarak bu nokrada incelenmesi gereken bir konu, yukarıda belirtilen istisna kapsamında yapılacak pay devirlerinde, pay devri gerçekleşmeden bir ay önce ilgili şebeke işletmecisine bilgi verme yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı sorunsalıdır. Kanımızca, ilgili maddede istisnai devir olarak adlandırabileceğimiz devirler bakımından herhangi bir ayrım yapılmadığından, bu devirler bakımından da belirlenen süre kapsamındaki bilgilendirme yükümlülüğünün mevcut olduğu sonucuna varılmaktadır.

Dağıtım şirketlerinin Yönetmelik kapsamındaki elektrik enerjisi üretimi ile durumunu düzenleyen Yönetmelik’in 31. maddesinin yirmi birinci fıkrası kapsamında yapılan değişiklik uyarınca, lisanssız elektrik üretimi yapamayacak kişilere dair belirlemede önemli değişiklikler söz konusu olmuştur. Zira önceki yönetmelik düzenlemesinde aşağıda belirtilen limit üzerinde lisanssız üretim faaliyetinde bulunamayacaklar belirtilmiştir.

a) Dağıtım ve görevli tedarik şirketlerinin doğrudan ve dolaylı ortakları ve bu kapsama giren gerçek kişilerin birinci derece akrabaları,

b) Dağıtım ve görevli tedarik şirketleri ile bu tüzel kişilerin doğrudan ve dolaylı ortaklarında istihdam edilen kişiler ve bunların birinci derece akrabaları,

c) (a) ve (b) bentleri kapsamına giren gerçek ve tüzel kişilerin kontrolünde olan tüzel kişiler,

ilgili dağıtım şirketinin dağıtım bölgesi ve ilgili dağıtım şirketinin hissedarı olduğu dağıtım bölgesinde 5 inci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olan rüzgar ve güneş enerjisine dayalı kurulu gücü 50 kW’dan fazla lisanssız üretim faaliyetinde bulunamaz.

Yapılan değişiklik uyarınca, önceki yönetmelik kapsamındaki sınırlamaların önemli oranda esnetildiği görülmektedir. Zira Yönetmelik’in hali hazırdaki maddesi gereği,

Dağıtım ve görevli tedarik şirketlerinin; doğrudan ve dolaylı ortakları, kontrolünde olan tüzel kişiler, bu tüzel kişilerin doğrudan ve dolaylı ortaklıklarında istihdam edilen kişiler ve bu kişilerin kontrolünde olan tüzel kişiler ilgili dağıtım şirketinin dağıtım bölgesi ve ilgili dağıtım şirketinin hissedarı olduğu dağıtım bölgesinde, bu yönetmelik kapsamında rüzgâr ve güneş enerjisine dayalı üretim faaliyeti başvurusunda bulunamaz.

Görüldüğü üzere önceki düzenlemeye nazaran lisanssız elektrik üretiminde bulunamayacak kişiler bakımından esneme söz konusu olsa da, bu kapsamdaki kişilerin dağıtım bölgesi ve ilgili dağıtım şirketinin hissedarı olduğu dağıtım bölgesinde 50 Kw’a kadar dahi lisanssız elektrik üretiminde bulunamayacağı belirtilmiştir.

III. SONUÇ

Yönetmelik kapsamındaki değişiklikler genel olarak incelendiğinde, öncelikle değişiklik öncesi mevzuatta karışıklığa sebebiyet veren birçok kavramın değiştiği görülmektedir. Bunun yanında hali hazırdaki yönetmelikteki bazı kavramlar hala karışıklığa mahal verebilecek şekilde düzenlenmiştir. Diğer yandan Yönetmelik ilgililerinin iş ve işlemlerini gerçekleştirmeleri gereken süreler kayıt altına alınmış ve bu anlamda keyfiyetin önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Süreler bakımından dikkat çekici bir noktada bazı sürelerin yatırımcılar lehine artırılması olmuştur. Bazı durumdalar mücbir sebepler yanında Kurul tarafından kabul edilen sürelerin, işleyen süreler bakımından nazara alınması yerinde olmuştur. Son olarak birleşme ve devralma ile pay devri ve de dağıtım şirketleri ilgililerinin lisanssız elektrik üretimi yapması konusundaki sınırlamalara ilişkin getirilen düzenlemeler, önceki yönetmelik düzenlemelerine nazaran son derece serbesti getirmiştir. Diğer yandan birleşme ve devralma işlemleri ile birlikte lisanssız elektrik üretimi sınırlarının aşılması durumunda dahi, belirleme bakımından başvuru anlaşmasındaki sözleşme gücü esas alınacağından dolayı, bu anlamda gerçekleşebilecek artışların, enerji üretim tesisi bakımından bir farklılaşma oluşturmayacağı düşüncesindeyiz.

Saygılarımla,

Av. Mehmet Durmaz

MGM Hukuk & Danışmanlık