Soru Cevaplarla Çek Kanununda Getirilen Yenilikler

Soru Cevaplarla Çek Kanununda Getirilen Yenilikler

09.08.2016 tarihinde Resmi Gazate’de yayınlanarak yürürlüğe giren 6728 sayılı Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında; 5941 sayılı Çek Kanunu’nun (ÇekK) çeşitli hükümlerinde değişiklik yapılmıştır.

Ödeme aracı olarak düzenlenen çekler; düzenleyen, banka ve hamilin içinde bulunduğu bir üçlü ilişki oluşturmaktadır. Bu ilişkide bir takım sorunların ortaya çıkması çeke olan güvenin zedelenmesine ve ticari hayatın seyrinde aksaklıklara neden olmaktadır. Şüphesiz ticari ilişkileri çıkmaza sokan en temel olguların başında çekin karşılıksız çıkması durumu gelmektedir. Kanun koyucu çekin güvenilirliğini sağlamak için günün koşullarına uygun olacak çekle ilgili mevcut düzenleme amaçlanan faydayı sağlamadığında tekrar yasal değişiklikler gündeme gelmiştir. Bilindiği üzere 14.12.2009 tarihli ÇekK’da öncelikle çekin karşılıksız çıkması durumunda cezai yaptırım öngörülmüşken, Avrupa Birliği Müktesebatına uyum süreci kapsamında ilgili kanunda 31.01.2012 tarihinde yapılan değişiklik ile birlikte cezai yaptırımlar ortadan kaldırılmıştır. Hali hazırda yapılan düzenlemede ise, bir dizi yargılama farklılıklarını barındırmakla birlikte temelde ÇekK’nun ilk halinde öngörülen cezai düzenleme tekrar gündeme gelmiştir. ÇekK’da 31.12.2012 tarihinde yapılan değişiklik akabinde karşılıksız çeklerde gözlemlenen yüksek artış oranı ve artık ticari hayatta çeke güvenin neredeyse kalmamış olması, cezai hükümlerin tekrar düzenlenmesi gereğini de beraberinde getirmiştir.

Çekle ilgili güncel değişikliklere ilişkin durum soru cevap şeklinde izah edilecektir.

1. Çekin karşılıksız çıkmasına sebebiyet veren kişiler hakkında uygulanacak cezai yaptırımlar nelerdir?

Hamilin şikayeti üzerine, çekin muhatap bankaya ibrazında çekin “karşılıksız” çıkmasına sebebiyet veren kişi hakkında her bir çek için ön ödeme, uzlaşma ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümler uygulanmaksızın;

  • Binbeşyüz güne kadar adli para cezasına,
  • Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına;
  • Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı bulunanlar için ise çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının devamına hükmolunur.

Yukarıda belirtilen yaptırımlar birlikte uygulanır. Adli para cezasının ödenmemesi durumunda bu ceza doğrudan hapis cezasına çevrilir.

Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilenler, yasaklılıkları süresince sermaye şirketlerinin yönetim organlarında görev alamazlar. Ancak, hakkında yasaklama kararı verilenlerin mevcut organ üyelikleri görev sürelerinin sonuna kadar devam eder.

2. Tüzel kişiler adına kimler çek hesabı açabilir?

ÇekK m. 2/3’e göre çek hesabı açabilmek için ilgilinin bizzat kendisinin veya vekilinin ya da yasal temsilcisinin imzasına ihtiyaç vardır. Tüzel kişiler adına çek hesabı, tüzel kişinin yöneticileri veya temsilcileri tarafından açılabilir. Türlerine göre tüzel kişiyi yönetim ve temsil yetkisine sahip olan kimseleri genel olarak aşağıdaki gibi özetleyebiliriz.

  • Kollektif şirketlerde, ortaklardan her biri veya birkaçı ya da ticari mümessiller,
  • Komandit şirketlerde, komandite ortaklardan birisi veya birkaçı ya da ticari mümessiller,
  • Limited şirketlerde, müdürler (bu kimse ortaklardan birisi olabileceği gibi dışarıdan birisi de olabilir) ya da ticari mümessiller,
  • Anonim şirketlerde, yönetim kurulu üyeleri veya imza yetkisini haiz bir ya da daha fazla murahhas üye yahut müdürler [ticari mümessiller];
  • Kooperatiflerde, yönetim kurulu üyeleri veya imza yetkisini haiz bir ya da birkaç üye yahut ticari mümessillerdir.

3. Çek karşılığını bankada bulundurmakla yükümlü kişiler kimlerdir?

Çek karşılığını ilgili banka hesabında bulundurmakla yükümlü olan kişi, çek hesabı sahibidir. Çek hesabı sahibinin tüzel kişi olması hâlinde, bu tüzel kişinin mali işlerini yürütmekle görevlendirilen yönetim organının üyesi, böyle bir belirleme yapılmamışsa yönetim organını oluşturan gerçek kişi veya kişiler, çek karşılığını ilgili banka hesabında bulundurmakla yükümlüdür.

4. Çekin karşılıksız çıkması halinde tüzel kişilerde sorumluluk nasıl belirlenir?

Getirilen düzenlemenin en kritik hususlarından birini bu soru ve cevabı teşkil etmektedir. Zira kanun maddesi gereğince, çekin karşılıksız çıkması durumunda temel sorumlu, tüzel kişiliğin mali işlerini yürütmekle yükümlü yönetim organı üyesidir. Bu anlamda böyle bir belirlemenin yapılıp yapılmadığı ve yapılması gereği şirketlerde incelenmelidir. Konu hakkında muhtemel bir yanılgı, şirketin mali işleri ile ilgili profesyonellerinin sorumlu olması gereği yönünde olabilir. Ancak önemle belirtmek gerekir ki, şirketin yönetim organında olmayan ve bu konuda görevlendirmesi bulunmayan profesyonellerin çekin karşılığının olmamasına bağlı bir sorumluluğu söz konusu olmayacaktır. Ayrıca her ne kadar tüzel kişiliğin uygulamada mali işlerinden sorumlusu olunsa bile, buna ilişkin bir görevlendirme yazısının olmaması durumunda da, bu kişinin mali işlerden sorumlu olarak görevlendirilmiş yöneticisi olması mümkün görünmemektedir. Bu durumda şirketin yönetim organının tamamının sorumlu olacağı açıktır. Şirket yönetiminde başka bir tüzel kişilik mevcut ise, bu tüzel kişiliği temsil eden gerçek kişi sorumlu olacaktır. Tüm bu hususlar beraberinde daha ciddi bir sonucu getirmektedir. Zira kanunun ilgili maddesinde yapılan düzenleme uyarınca; “Birinci fıkra uyarınca hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilenler, yasaklılıkları süresince sermaye şirketlerinin yönetim organlarında görev alamazlar. Ancak, hakkında yasaklama kararı verilenlerin mevcut organ üyelikleri görev sürelerinin sonuna kadar devam eder.” Görüldüğü üzere karşılıksız çeke bağlı olarak haklarında yasaklılık kararı verilen kimselerin, başkaca şirketlerin yönetiminde görev alamayacağı ve hali hazırdaki şirkette de ancak görev süresi kadar faaliyette bulunacağı belirlenmiştir.

Özetle ifade etmek gerekir ki, şayet tüzel kişiliğin, çekin karşılığını bulundurmakla yükümlü mali işlerden sorumlu ve bu konuda görevlendirilmiş yönetim organı mevcut değilse, anonim şirketler bakımından yönetim kurulu üyelerinin ve varsa çeki keşide eden şirket ticari mümessilinin, limitet şirketler bakımından ise müdürlerin ve varsa çeki keşide eden şirketin ticari mümessilinin karşılıksız çek keşide edilmesine bağlı sorumluluğu gündeme gelecektir.

Bu noktada dikkat çeken bir durumda şudur ki; tüzel kişiler adına düzenlenecek ileri düzenleme tarihli çekler açısından söz konusu yasak kararının adaletsiz bazı sonuçlar doğurması mümkündür. Şöyle ki; örneğin bir ticaret şirketinin yöneticisi olan bir kişi, ileri tarihli bir çek keşide ettikten sonra şirketteki görevinden ayrılacak olursa ve yerine göreve getirilen kişi basiretsizliği veya özensizliği sebebiyle hatta kasıtlı olarak çekin üzerinde yazılı düzenleme tarihi itibariyle ibrazında çekin karşılığını hesapta bulundurmazsa, o tarihte çekin ödenmesi konusunda hiçbir etkisi olmayan eski yönetici, temsilci veya imza yetkilisi kişi hakkında da çek hesabı açma ve çek düzenleme yasağı kararı verilecektir. Oysa çeki düzenleyen kişinin, bu çekin karşılığının hesapta hazır bulundurulması hususunda her hangi bir dahli bulunmamaktadır. Çeki düzenleyen kişi, çekin karşılığı bir başkası tarafından hesapta hazır bulundurulduğunda bir yasağa tabi olmayacakken, üçüncü kişinin basiretsiz, özensiz veya kasıtlı bir fiili sebebiyle çek hesabı açma ve çek düzenleme yasağı ile karşı karşıya kalmaktadır. İleri tarihli çeki düzenleyen kişinin (eski yönetici, temsilci veya imza yetkilisinin) çeki düzenledikten sonra durumunda kendi iradesinden kaynaklanan bir değişiklik olmamakta; tamamen üçüncü bir kişinin fiili neticesinde cezalandırılması veya cezalandırılmaması söz konusu olmaktadır. Acaba bir kişinin kendi fiilinden kaynaklanmayan bir sebeple cezalandırılması hukuken savunulabilir mi? Böyle bir yasak kararıyla karşılaşma ihtimali olan yönetici, temsilci veya imza yetkilisi ileri tarihli çek düzenler mi?

Çek hesabı açma ve çek düzenleme yasağının görevden ayrılmış yönetici, temsilci veya imza yetkilisi hakkında da uygulanmasına ilişkin bu düzenlemenin altında yatan sebep muhtemelen ileri tarihli çek düzenleyen ve üzerinde yazılı düzenleme tarihinde ibrazı halinde karşılığı hazır bulunduramayacak kişilerin görevden ayrılmak ve yerlerine çaycı, şoför, hizmetli sınıfından birini tayin etmek suretiyle sorumluluktan kurtulmalarının önüne geçmektir. Ancak getirilen bu düzenleme amacı aşacak mahiyettedir ve bir ticaret şirketi adına ileri tarihli çek düzenleyen yönetici, temsilci veya imza yetkilisinin yasaklanması üçüncü bir kişinin fiiline bağlanmıştır. Burada söz konusu yasak kararının muhatabı olabilecek kişiler, kendilerinden sonra göreve gelen ve çekin karşılığını hazır bulundurmakla görevli olan kişilerin, yani üçüncü kişilerin fi- ilini taahhüt etmiş de değildirler.

Ticaret şirketlerinin yönetici, temsilci veya imza yetkilisi iken ileri tarihli çek düzenlemiş ve çekin karşılığının üzerinde yazılı düzenleme tarihi itibariyle hazır bulundurulmaması sebebiyle haklarında verilecek çek hesabı açma ve çek düzenleme yasağı kararının suç ve cezaların şahsiliği ilkesine de aykırı olduğu açıktır. Her ne kadar ceza hukukunda güvenlik tedbirleri açısından şahsilik ilkesinin geçerli olmayacağı, güvenlik tedbirlerinin bir ceza olmadığı, güvenlik tedbirlerinin uygulanmasında kusurluluk koşulunun aranmayacağı ifade edilmişse de tüzel kişiler hakkında uygulanacak güvenlik tedbirleri açısından kabul edilebilecek bu görüşlerin ticaret şirketleri adına ileri tarihli çek düzenledikten sonra şirketle hiçbir bağlantısı kalmamış eski yönetici, temsilci veya imza yetkilisi olan gerçek kişiler açısından kabul edilebilir değildir.

5. Gerçek kişiler kendilerini temsilen çek keşide edebilir mi? Edebilirse nasıl bir müeyyidesi mevcuttur?

Çek hesabı sahibi gerçek kişi, kendisi adına çek düzenlemek üzere bir başkasını temsilci veya vekil olarak tayin edemez. Gerçek kişinin temsilcisi veya vekili olarak çek düzenlenmesi hâlinde, bu çekten dolayı hukukî ve cezai sorumluluk çek hesabı sahibine aittir.

6. Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kimler hakkında uygulanır?

Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı;

  • Çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişi,
  • Bu tüzel kişi adına çek keşide edenler ve
  • Karşılıksız çekin bir sermaye şirketi adına düzenlenmesi durumunda ayrıca yönetim organı ile ticaret siciline tescil edilen şirket yetkilileri hakkında uygulanır.

7. Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı neyi ifade eder?

Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmiş olan kişiler elindeki bütün çek yapraklarını bankalara iade etmekle yükümlüdür. Bu kişiler adına yeni çek hesabı açılamaz. Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına ilişkin veriler Risk Merkezi’ne bildirilir.

8. 09.08.2016 tarihi öncesinde “karşılıksızdır” işlemi yapılan çekler için adli para cezası ve hapis cezası uygulanacak mı?

6728 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 09.08.2016 tarihinden önce muhatap bankaya ibraz edilen ve “karşılıksızdır” işlemi yapılan çekler için adli para cezası ve bu cezanın ödenmemesi halinde doğrudan hapis cezasına çevrilme söz konusu değildir. Adli para cezası ve doğrudan hapis cezasına çevrilme 09.08.2016 tarihi itibariyle “karşılıksızdır” işlemi yapılan çekler için geçerlidir.

9. Karşılıksız çek keşide etme suçundan açılacak davalar hangi mahkemelerde açılır?

Bu suçtan dolayı açılacak davalar çekin tahsil için bankaya ibraz edildiği veya çek hesabının açıldığı banka şubesinin bulunduğu yer ya da hesap sahibinin yahut şikâyetçinin yerleşim yerinde bulunan icra mahkemelerinde görülür. Ancak icra mahkemelerine başvuru usulü 31.12.2017 tarihinde yürürlüğe girecektir. Bu halde,  karşılıksız çek keşide edilmesine bağlı cezai başvurular, belirtilen tarihe kadar savcılığa yapılacak suç duyurusu esasında gerçekleştirilecektir.

10. Hakkında çek hesabı açma yasağı kararı verilen kişiler bankalara kim tarafından ve nasıl bildirilir?

Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararına ilişkin bilgiler, güvenli elektronik imza ile imzalandıktan sonra, Adalet Bakanlığı Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla MERSİS ile Risk Merkezine elektronik ortamda bildirilir. Hakkında çek hesabı açma yasağı kararı verilen kişiler, Risk Merkezi tarafından bankalara bildirilir.

11. Hakkında karşılıksız çek keşide etme suçundan dava açılan kişiler hangi durumlarda cezai sorumluluktan kurtulurlar?

Yargılama aşamasında karşılıksız kalan çek bedelinin çekin üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanuna göre ticarî işlerde temerrüt faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte tamamen ödenmesi halinde mahkeme tarafından davanın düşmesine karar verilir.

Mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra karşılıksız kalan çek bedelinin çekin üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanuna göre ticarî işlerde temerrüt faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte tamamen ödenmesi halinde mahkeme tarafından hükmün bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına karar verilir.

Davacı tarafından şikayetten vazgeçilmesi halinde de vazgeçme işleminin yapıldığı aşamaya göre, mahkeme tarafından davanın düşmesine veya hükmün bütün sonuçları ile ortadan kaldırılmasına karar verilir.

12. Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı ne zaman kaldırılabilir?

Hakkında bu suçtan dolayı mahkumiyet kararı verilen kişi, mahkûm olduğu cezanın tamamen infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl ve her halde yasağın konulduğu tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, hükmü veren mahkemeden çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının kaldırılmasını isteyebilir.

Saygılarımla,

Mehmet Durmaz

MGM Hukuk & Danışmanlık